Ulusal kimlik, tarih, edebiyat

1557526_779210855466823_864972836365075616_n

Oyanews:

Veli Turan – dramaturji doktorası

Kimlik ,Türk dil kurumunun sözlüyünde “toplumsal bir varlık olarak insana özgü ve özel olan belirti ,nitelik ve özelliklerle,birini belirli bir kimse olmasını sağlayan şertlerin bütünü”biçiminde tarif edilir.özetlemek gerekirse kimlik,”hayatda ki duruş yerimizi bildiren özelliklerin”bir toplumudur.insanlar toplum yaşamında kimliklerile yer alırlar.toplumsal ilişkilerde meslek,gelir,yaş,cisiyyet,kimi kimliye ilişkin bazi ölçülere  görünülür.bunlarla yanaşı,doğruluk,düzlük,cesaret,hoşgörü,yardımseverlik,intelektüel nezmi kimi daha görece deyerler de kimliyin belirlenmesine katkıda  görünürler.tiyatro toplumun içinde yaşayan ulusun manevi varlık olarak ,ulusun kimliyini bütün özelliklerini daşımalıdır.ulusal edebiyatın önemli görevi,ulusun keçmiş ve geleceyinin arasında yaranan zaman ve zaman tozu tutmış mesafesini aradan kaldırmakla,toplumunun gelenek ve inam ve gelenek enenelerini yaradıcılık ve sanat yolu ile yeni güzelliklerini üze çıhartıb ulusal kimliyin esas ve binövresini berkidir ve ulusu gelecek olaylar ,ihtimali baskı ve tehacümlere baskılara karşı seferber ederek , toplumun bilimsel ve kültürel yaşamında ,çağdaşlığa ve yeniliklere doğru ,aydın ve güclü yöntemle çıkmalıdır. Sanatçıın ,düşünce ,şahsı zevgınden,şahsi mülahizelerinden,fikir dayiresi ,yaşam tecrübesinden ve ulusal şüurundan kaynaklanan tarihi dramlar,toplumu incelemekde en değerli ve etkili olduğu eserin ulusun, duyğularını, düşüncelerini ve yaşayış felsefesini  tesvir etmekdedir. Ulusçu ziyalı bir yazıçı,ulusunun ,ulusal kimlik bilinc düşüncesini derinleştirmek amacıyla, esasen yaşamın özü,yazıçının mensp olduğu toplumun dahilinde geden toplumsal mücadeleni   inkişaf yoluna doğru,uluslar arası rikabet ve gerginliklerde ulusunun arkasını yalnız bırakmayır ve her zamankı gibi ,odlu yaradıcılığıyla savunur.her bir ulusçu sanatçı öz ulusunu ve yaşama olan münasibetlerini ifade edir.edebi eserde tanınan ve belli bir ulusun fikirleri,düşünceleri,dılek arzuları,amac ve amalları eks etdirilir.edebiyat ulusdur,bir ulusu temsil eden partiyadır,belli zümrenin sesi ve tefekkürünün ifadesidir.bu ifade müeyyen ulusun kimlik ve varlığının arkasını berkiden ,uluslar arası kültürel ve politikal ilişkilerde onu güclü davrandıran bir ifadedir.ulusçu yazıçı dar ,kobud,mikaniki bir şekilde anlamak olmaz.sanatçıının kesin politikal bir partiyaya mensub olması,şert değildir.o,kesin bir partiyanın cansız bir borusu da değildir.o ulusunu tebliğ eden,canlı düşünen,duyan,belirli bir fikir ve yaşami bir tecrube ehtiyatına malik olan bir sanatçıdır.sanatçıın ulusçuluğu onun yaşayışa feal yanaşmasında,ulusun görüşlerini,ehvali-ruhiyyesini , ulusuna mensub toplumsal bir prosenin menafesini,teleblerini ifade etmesindedir. ulusçu sanatçıın görevi ulusunun yaşayışını bütün gerçekleri ile inikas etmekdir.eger onun fikir dairesi mehdudursa ,eger yaşayışı derinden öğrenmek iktidarında değildirse ,onun yaratdığı eserler de yaşayışdan ,gerçekden uzak olacaktır.Aksine eğer sanatçı yaşayışı derinden bilirse ,bütün ulusun menafeini ifade eden kabakcıl toplumların görüş ve duygularını aksetdirirse ,yaşayışın gerçeğe daha yakın olan sahnelerini ,hakiki bir sanatçı derecesine yüksele bilecekdir.hakiki ve kabakcıl sanatçının yaratdığı eserler umumhalk,ulusal bir ehemiyyet kazana bilir.Sanatçı bu nailiyyetle yalnız büyük bir emek ve ustalık neticesinde,geniş halk kütlelerin menafeyine uygun bir şekilde ,yaşamın gerçek sahnelerini dürüst inikas etmek sayesinde nail olabilir.Böyle bir ulusçuluk sanatin ve yeteneğin en yüksek derecesi demekdir.Özgür bir toplumda,sanat ve yaranan eserler ulusun bütün özelliklerinin güzgüsü olarak,ulusu kendilerine güvenmek ve kimliklerinin derin katlarında yaşayanları dramla toplumda ,geniş halde tesvir etmekle ülkeni bütün sahelerde gelişmeye seferber eder.Böyle bir eserler kabakcıl toplumsal hereket için büyük tarihi bir öneme malikdir. Yaşamı düzgün inikas eden eserler kabakcıl toplumun elinde kuvvetli silah olur,bütün halkın,bütün beşeriyyetin kaye ve mesleki uğrunda mübarizede büyük rol oynayır,seneden-seneye keçerek,ümumbeşeri ve ümum ulusal bir değer kazanır.Edebiyatın ve o cümleden tiyatronun iki büyük toplumsal-politikal değeri vardır:1.edebiyat ve onun bir janrı olan dram yaşamı derk ve inikas eder,2.yaşama tesir eder.Her bir sanatçı bir eser yaratdığı zaman kendi karşısında yalnız yaşamı aks etdirmek amacını koyamaz,ayni zamanda yaşamı değişmek ,kendi görüşleri ile ona tesir etmek maksedini taşıyor.Yalnız istiyor ki,onun eserlerini okuyan ve gören ohucu ve seyirci de onun gibi düşünmeye başlasın,yaşamın ve ulusun müeyyen cehet ve istek ve dileklerin önemsiyor.Yazıcı okuyucu ve seyirci de belli bir fikir,heyecan ,dilek,etkilendirmek istiyor.Bu edebiyatın ne kadar büyük toplumsal-politikal bir ehemiyyet taşıdığını göstermekdedir.Yazıcı eserinde verdiği yaşam anlayışı,fikirleri ve tesvirleri ile toplumsal yaşamda ve mübarizede iştirak eder. Tiyatro yaşamı derinden başa düşmeye,varlığın belli olaylari ile tanışlık sayesinde yaşam problemlerini çözmeye yardım eder,yaşam tecrübemizi zenginleşdirir.Ayni zamanda tiyatro büyük terbiyeyi bir ehemiyyete malikdir.O toplumun düşünce ve duygularını ifade etmekle beraber,bu düşünce ve duyguların uyanmasına ve teşkiline tesir eder.Örnek; H,Cavidin “Topal Teymur”eseri türk dünyasında,türklerin  birleşdirme fikrini ve dugusunu oyadır.bir ulusun kimliğinin güçlenmesinden ve onun yaşamda verdiği mücadele ve geçirdiği olaylarda ki mübarize günlerinden ,gerçek yaşamdan yaranmış edebi proseler doğan ulusal devleti de ulusal  edebiyatının uğurlu mehsuludur.Ulusal devletin, ulusal tarihin ,ulusal kimliğin,ulusal ziyalıların yaratdığı ulusal edebiyat yaranıp başa-boya çatması edebiyatın toplumların teşekkülünde ,önemli rolunu ve yerini  gösterir.toplumların doğal bir süreçde gelişim göstermesi ve belirli bir kültürel ve siyasal çerçevede olağan bir durumdur.Ancak bu sürece devrimler ve protesteler kimi toplumu doğrudan etkileyen müdahileler olduğunda toplumun yeniden yaranılmasına yönelik mühendislik çalışmalarına ihtiyac olur.Müdahilelerin getirdiği yeni yönetim biçimlerini ve yeni insan tipini topluma benimsetmek ve kabul etdirmek için idareciler aydın kesimin desteğine de baş vururlar.sanatçılar,bilim adamları ve edebiyatçıların öncül bir rol üstlenmeleri amaçlanır.gelişmelere mühalif olmayan edebiyat adamları genellikle kendilerine düşen görevi çeşitli biçimlerde yerine getirirler.Kaleme aldıkları şer,hekaye,roman,senari ve pyes gibi edebi tarzlarda devrim-rejim,devlet-toplum ilişkilerinin düzenlenmesinde katılmak isterler.Azerbaycanın Sovetler devrin de , yeni toplum yaratmak için yeni edebi türün oluşturulması çalışmalarında edebiyat adamları önemli rolleri olur.Toplumsal sorunları ve bunların çözüm yollarını eleştirel realizm,sosyalist realizm,devrimci sosyalist realizm kimi dönemin yeni edebi akımlarına uygun eserleri ortaya koyarak,bir bakımdan toplum mühendisliği görevini yerine getirmeye çalışırlar.

Tiyatro ve özellikle tarihi dramlar ulusal tarihin eğitim görevini ve vazifesini taşıyor.Ulusal tarih eğitiminin kimlik gelişiminde önemi bellidir.Ulus-devletin inşası bütün dünya tarih eğitiminden geniş ölçüde yararlanılmışdır.politikacı ve devlet adamları eylemlerine meşruiyyet kazandırmak için geçmişe dayanarak sürekliliklerini vurgulamaya dikkat çekmişlerdir.küreselcilik cereyanının başlamasıyla birlikde ulusalcılık tarih eğtiminin sorgulanması,değiştirilmesi ve tarih eğtiminin yeniden vurkulanması tartışılmaya başlanmışdır.Bu tartışmalar çerçevesinde klasik tarih eğitiminin en önde gelen amaçlarından birisi olan kimlik oluşturumasının yerine küreselci yaklaşma olarak avrupa kimliği ,yerel kimlik,üniversal kimlik oluşturucu bir eğitim öngörülmekdedir.sosyal bilimlerde tarih kavramı iki olkuyu ifade eder:  1.bir toplumun,bir sosyal grubun bir ulusun veya bütün insanlığın yaşadığı içindeki gerçekliktir.

2.bir toplumun veya bütün insanlık tarafından yaşanan bu gerçeklik üzerine yapılan bilimsel araştırma sonucunda ortaya koyulan bilgiler bütünlüğü.”yaşar yücel”

Insanın sosyal tecrübesinin bütünü,yaşanmış,yaşanılan ve yaşanılacak olanların toplamı,geçmiş,hal ve geleceğin bütününe tarih derler.Zaman ve mekanla kayıt olunan insan yaşamının bütünü tarihdir.bu tarihin geniş anlamıdır.Ancak Aristutelin söylediği gibi insan kendi kendine  yeten bir varlık değildir.Küçüklükten itibaren bir sosyalleşme sürecine normal olması lazımdır.Ranke ye göre “tarihin yegane gayesi hakikatde geçmişde ne olduysa onu söylemişdir”bu tarihin dar anlamıdır.tarihin geniş anlamını İBN HELDUN böyle söylemiş.”tarih insanın sosyal yaşamının incelenmesi,sosyal yaşamının zaman ve mekansal sınırları içerisinde anlaşılmasıdır”.tarihe bu anlamda bakıldığı zaman politik bilimi ,uluslar arası ilişkiler,sosyoloji,psikoloji her şey tarihdir.İnsanların disiplinleri temeli tarihdir.Ele bu anlamda tarihi dramların ulusal kimliğin teşekkülünde ve onun toplumda güçlenip derinleşmesinde önem ve  ehemiyyeti belli olur.Sanat yolu ile ulusal tarihin eğitimini kütlevi şekilde vermek ,toplumda büyük etki bırakır ve toplumda yaşayan insanları birlikde her yönlü gelişmeye yöneltirler.tarih önemlidir ve onu öğrenmek ve eğitimi daha önemlidir .bütün politikaçılar,partiyalar,sınıflar,desteler,toplumlar,liderler,sanatçılar,edibler,bilim adamları vs.kendi görüşlerinin savunmasında meşruiyete büründürmesinde tarihçilerin desteklerine ve tarih bilimine ihtiyaçları vardır.Dünyada yayınlar arasında tarihsel içerili incelemeler romanlar ve filimler en çok satılanlar listesinin başında yer alırlar.Tarihin eğitimine yüklenen bir çok amaç vardır .onlardan bir kaç önemi bunlardır:bugünün anlaşılması-ileriye aydın bakış-ulusal kimlik duygusu verilmesi-hayal gücünün gelişmesi-eleştirel düşüncenin gelişmesi-ahlakı amaçlar-objektiv olabilme iyi aydın vatandaş yetiştirme-ulusal kurulu güçlendirme-ulusda tarihin şanlı ve iftiharlı özgürlük mübarize yapılan olayların yeniden  duygusunu yaratma ve hareketini canlandırma vs.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Back to Top